Çay üreticisi meclisleri temsilcisi Recep Memişoğlu “Ana dillerin konuşulması, kültürlerin yaşatılması, yayımlanması bir ülkeyi yıkmaz”
HABER: Selda KARAFAZLI
(Rize) – 21 Şubat Anadili Günü, Ülkenin dört bir yanında anadiller üzerindeki yasakçı uygulamalara karşı mücadele devam ediyor.
“Hani Kürtler, karda gezerken ‘kart kurt’ sesler çıkarttıkları için kendilerini Kürt olarak tanımlamışlardı. Bu yakıştırmayı yapanlar şimdi utanıyorlar mı” diye soran Çay üreticileri meclisi Rize temsilcisi ve Laz olan Recep Memişoğlu 21 Şubat Anadili Günü, değerlendirmelerde bulundu.

“Ana dillerin konuşulması, kültürlerin yaşatılması, yayımlanması bir ülkeyi yıkmaz”
Memişoğlu, “Bu ülkede ana dilleri, yakın tarihlere kadar konuşmak, yazmak, yayımlamak yasaktı. Kovuşturma ve yargılama nedeniydi. Sadece Kürtçe değil, Lazca, Ermenice, Rumca, Gürcüce vb tüm azınlık kadim diller Cumhuriyet döneminde yasaklanmıştı. Ne uğruna…? Yeni bir ulus/millet yaratma. Devlet yaratma ve büyütme uğruna. Oysa ülkemiz, bir farklı diller, uluslar topluluğu olduğunu yani ‘mozayik’ yapısını herkes kabul ediyordu.
Ana Dilleri, Kültürleri, Ananeleri yasaklamakla, yok saymakla yok olmuyor. Görüldüğü gibi bugüne kadar yok edemediler. Güncel olması nedeniyle bir kez daha Aziz Nesin’in ‘Bulgaristan’da Türkler Türkiye’de Kürtler’ kitabını okuyorum. Bu ülkede Aziz üst ve çok aydını ne çok incittiler ne çok yaraladılar. Kürtçe ana dil konuşulsun, kültürü yaşatılsın dediği için…
Kanunları, Yasaları yapanlar hep egemenler oldukları ve bu ülkenin sahipleri! gibi davrandıkları için onların düşündüğü gibi yazılmıştır. Ana dillerin konuşulması, kültürlerin yaşatılması, yayımlanması bir ülkeyi yıkmaz.

Bir ülkede varsıllar/zenginler/kapitalistler her geçen gün daha varsıl, oluyorsa; Yoksullar daha yoksul ve geri kalıyorsa, Baskı ve şiddet artarak devam ediyorsa. Aradaki uçurum, sınıf bilincini kamçılar, dikleşmeyi beraberinde getirir ve ‘düzen/sistem’ dedikleri işte asıl o zaman tehdit altında kalır. Aslında, farklı Ana diler ve kültürler bir ülkenin zenginliğidir. Yaşatmak ve geliştirmek ise o ülkenin görevi olmalıdır. Dünyada hiçbir ülke homojen bir ırka/ulusa dayalı değildir. Tüm ülkelerde hep farklı ulusların bir mozaiği söz konusu.
“Ana dilimizi yaşattık ve yaşatacağız”
Ne yazık ki baskın, egemen Dil/Ulus, diğer dil ve kültürleri baskılamakta, yok saymaktadır. Hani Kürtler, karda gezerken ‘kart kurt’ sesler çıkarttıkları için kendilerini Kürt olarak tanımlamışlardı. Bu yakıştırmayı yapanlar şimdi utanıyorlar mı…? Utanmıyorlar. Çünkü hala egemenler. Bugün çok faklı yerde duruyorlar. Neden ‘zamanın ruhu’. Öyle mi…? Emperyalist projelerin uzantısı ve aparatı olanlar, dün olduğu gibi yarın da farklı şeyler söyleyeceklerdir. Bizler, her zaman olduğumuz gibi, durduğumuz yerde duracağız ve ana dilimizi yaşattık ve yaşatacağız. “Skudas Nenaşkunu.” (Ana dilimiz Yaşasın)

